Sentence examples of "yarısını" in Turkish with translation "половину"

<>
Resim sadece hikayenin yarısını söylüyor, Brody. Картинка рассказывает лишь половину истории, Броуди.
Ayrıca ne yaparsam yapayım, hep yarısını ait olduğum yere bıraktım. И неважно, что я исполняла, дом всегда забирал половину.
IMF'in kurtarma paketinin yarısını temin etmesini sağlayabilirim. Я могу попросить МВФ половину финансовой помощи.
Woods, polisin, paranın sadece yarısını bulduğunu öğrenmiş olmalı. Вудс узнал, что полиция конфисковала только половину его денег.
Ben. Annesi bile vermezken, evinin ipoteği için depozitonun yarısını ona kim borç verdi? Кто одолжил ему половину взноса за дом, когда его мать отказалась это делать?
O borcun yarısını bana ödünç veremez misin? Не можешь мне одолжить хотя бы половину?
Kaplan Lily bana bu asanın yarısını verdi. Тигровая лилия дала мне половину этой палочки.
Fakirlerin bir yarısını, diğer yarısını öldürmeleri için her zaman kiralayabilirsiniz. Всегда можно нанять одну половину бедняков, чтобы они убивали другую.
Tabii sen sonra kiranın yarısını da istedin. Тогда ты просил у меня половину аренды.
Fiziksel varlığımın yarısını böyle bir silah yaratmaya adadım. Siz ve General Lee, sadakatimi nasıl ödediniz? Я отдал половину себя, создавая такое оружие и что я получил взамен за свою преданность?
Genç kurt ordusunun yarısını kaybetti. Молодой волк потерял половину войска.
Bu şeylerin yarısını ödemek zorunda değilim. Я должна вернуть половину этих вещей.
Bu miktarla Doğu Afrika'nın yarısını halledebilirsiniz, Bay Travis. Вы можете снабдить половину Восточной Африки, мистер Тревис.
Harvey soruların yarısını sormama hayatta izin vermez. Харви не позволяет Майку задавать половину вопросов.
Sana, filminin yarısını çoktan bitirmiş biri olarak bir öğüt vermeme izin ver. Позволь мне дать тебе совет, как человек, проживший большую половину жизни.
Biz formülün diğer yarısını senden önce bulacağız. Ve dünyayı kurtaracağız. Мы найдем вторую половину формулы раньше тебя и спасем мир!
Dolayısıyla, Bayan Eliot'un mallarının yarısını ve aylık ödeme talep ediyoruz. Следовательно, мы запрашиваем половину имущества мисс Эллиот и ежемесячное содержание.
Bir gün kazandığımın yarısını müdürüme vermekten sıkıldım ve ben de bir müdür oldum. Однажды мне надоело отдавать половину заработанного управляющему, так я сама стала управляющей.
Fairview her genç kızı buraya çekebilir. Ve de korodaki çocukların yarısını.. Он приведет сюда всех девушек школы Фэйрвью и половину хоровых мальчиков.
Giles Corey kasabanın yarısını inşa etti ve siz de onu berbat bir yere mi attınız? Гилс Кори построил половину этого города, а ты выкинул его в гребаную канаву?!
Examples of word usage in different contexts are provided solely for linguistic purposes, i.e. to study word usage in a sentence in one language and how they can be translated into another. All samples are automatically collected from a variety of publicly available open sources using bilingual search technologies.
If you find a spelling, punctuation or any other error in the original or translation, use the "Report a problem" option or write to us.

In this section, you can see how words and expressions are used in different contexts using examples of translations made by professionals. The Contexts section will help you learn English, German, Spanish and other languages. Here you can find examples with phrasal verbs and idioms in texts that vary in style and theme. Examples can be sorted by translations and topics.

Learn foreign languages, see the translation of millions of words and expressions, and use them in your e-mail communication.