Sentence examples of "konuşmaya" in Turkish

<>
Sonra fosforlar hakkında konuşmaya başladı ve anahtara da kimyasal bulaşmıştı, tamam mı? Потом она начала говорить про фосфор, что на ключе химикаты, понимаешь?
Bu konuşmaya dayanarak, akıllıca bir hamle diyorum. Учитывая этот разговор, это был разумный шаг.
Bu konuşmaya Byron ve Baş Arayıcı ile devam etmek zorundasın. Вскоре вы сможете обсудить это с Байроном и Высшим Искателем.
Bu arada, George Micheal Tobias ile konuşmaya gitmiştir. Тем временем, Джордж Майкл решил поговорить с Тобиасом.
Jambu yüzüp geldi ve benimle füzeler hakkında konuşmaya başladı! Джамбу приплыл и стал со мной разговаривать о ракетах!
Ama sonra Rachel, Molly'nin sevgilisiyle konuşmaya başladı. Но потом Рейчел начала общаться с парнем Молли.
Lex, buraya Milton Fine ile ilgili konuşmaya gelmedim. Лекс, я здесь не для разговора о Файне.
Ben sana sadece erkek-erkeğe söylemek istedim ki, Çok uzun bir konuşmaya, Hazır olsan iyi edersin. Я просто хотел сказать тебе, как мужчина мужчине, что тебе стоит подготовиться к серьезному разговору.
Bir dedektif bugün ilerleyen saatlerde seninle Angela hakkında konuşmaya gelecek. Сегодня придет детектив, чтобы поговорить с тобой об Анджеле.
Güney aksanı yüzünden konuşmaya çekinen Martin bir süre sonra bununla ilgili sorunlar yaşamaya başlamıştır. Мартин ненавидел говорить из-за его сильного южного акцента и ему приходилось часто преодолевать застенчивость.
Sabah bu konuşmaya devam edeceğiz, genç bayan. Мы продолжим этот разговор утром, юная леди.
Madonna şarkılar için başka fikirler geliştirmek adına Timberlake ile konuşmaya karar verdi. Мадонна решила обсудить между собой и Тимберлейком дальнейшие идеи для песен.
Buraya seninle erkek erkeğe konuşmaya geldim çünkü bu şirketin senin için ne demek olduğunu biliyorum. Я пришел поговорить с вами по-мужски, потому что знаю важность этой компании для вас.
Mikey'ın önünde benimle böyle konuşmaya nasıl cüret edersin? Не смей так разговаривать со мной перед Майки!
Scott Cutwright ve Dunn'lar konuşmaya hazırlar. Скотт Катрайт и Данны готовы говорить.
Ve ben de bu konuşmaya ve konu dışında olmasına rağmen dinletilmesine itiraz ediyorum. И я протестую, этот разговор и эта запись были вырваны из контекста.
Majesteleri, beni affedin üstümle doğrudan ilgili olan konuları konuşmaya istekli değilim. Простите, Ваше Величество, мне сложно так прямо говорить о начальстве.
Beni konuşmaya tut ki, oraya geri dönmek zorunda kalmayayım. Ладно, продолжаем говорить и не заставляй меня возвращаться туда.
Sadece gir ve konuşmaya başla. Просто входи и начинай говорить.
Eğer meclis beyaz adamla konuşmaya karar verirse o zaman öyle yapılacak. Если Совет решает говорить с белым человеком так тому и быть.
Examples of word usage in different contexts are provided solely for linguistic purposes, i.e. to study word usage in a sentence in one language and how they can be translated into another. All samples are automatically collected from a variety of publicly available open sources using bilingual search technologies.
If you find a spelling, punctuation or any other error in the original or translation, use the "Report a problem" option or write to us.

In this section, you can see how words and expressions are used in different contexts using examples of translations made by professionals. The Contexts section will help you learn English, German, Spanish and other languages. Here you can find examples with phrasal verbs and idioms in texts that vary in style and theme. Examples can be sorted by translations and topics.

Learn foreign languages, see the translation of millions of words and expressions, and use them in your e-mail communication.