Sentence examples of "fırsatlar ülkesi" in Turkish

<>
Fırsatlar ülkesi seni bekliyor. Земля больших возможностей ждет!
Peter, Amerika bir fırsatlar ülkesi. Питер, Америка - земля возможностей!
yılındaki birçok diğer Avrupa ülkesi gibi Ukrayna da Nazi işgali altındaydı. В году, как и многие другие европейские страны, Украина находилась под нацистской оккупацией.
Dışarıda çok daha iyi fırsatlar var. Там есть так много хороших возможностей.
Benim de ilk aşkı ülkesi olan bir babam var. У меня самой отец, который страну любит больше.
Ayrıca bu Kabletown konusuyla alakalı, belki de benim için yeni fırsatlar hakkında konuşabiliriz? И может, мы обсудим новые возможности для меня в связи со слиянием компаний?
Bölgenin en küçük ülkesi bir başka isyanla daha sallandı. Самую маленькую нацию в регионе потряс ещё один переворот.
Böyle fırsatlar her gün kapını çalmaz. Такие шансы не выпадают каждый день.
Avrupa resmen, Dünyanın en boktan ülkesi. Европа это официально худшая страна на Земле.
Ve bu senin için de fırsatlar yaratacaktır. И для вас открылись бы новые возможности.
Japonya, yükselen güneşin ülkesi, eski geleneklerin modern teknoloji ile birleştiği yer. Япония - страна восходящего солнца, где древние традиции соседствуют с современными технологиями.
Sadakatini test etmen için eline başka fırsatlar geçti mi? У тебя была возможность еще раз проверить ее преданность?
Sanırım harikalar ülkesi demek istedin! Да это же Страна Чудес.
Onların önünde bu fırsatlar yok. У них нет этих возможностей.
Onun ülkesi için yaptığı hizmetleri hesaba katıyor musun? А как вы оцениваете его заслуги перед страной?
Düzensizlik yeni fırsatlar yaratır ve ben de yeni fırsatlar kolluyorum. Хаос даёт новые возможности. И дело не только в них.
Amerika artık dünyanın en büyük ülkesi değil. Америка больше не величайшая страна в мире.
Kader birisine güzel fırsatlar sunduğunda kaçırmamak dışında bir seçenek var mıdır? Когда судьба дарует такую потрясающую возможность, что ещё будешь делать?
Tamina, orası bizim ailemizin ülkesi. Тамина, это земля наших предков.
Kalbimin sevgi dolu diyarından geliyorum ve biliyorum ki o sevgi yeni fırsatlar yaratacak. Я говорю с открытым сердцем и знаю, что любовь открывает новые возможности.
Examples of word usage in different contexts are provided solely for linguistic purposes, i.e. to study word usage in a sentence in one language and how they can be translated into another. All samples are automatically collected from a variety of publicly available open sources using bilingual search technologies.
If you find a spelling, punctuation or any other error in the original or translation, use the "Report a problem" option or write to us.

In this section, you can see how words and expressions are used in different contexts using examples of translations made by professionals. The Contexts section will help you learn English, German, Spanish and other languages. Here you can find examples with phrasal verbs and idioms in texts that vary in style and theme. Examples can be sorted by translations and topics.

Learn foreign languages, see the translation of millions of words and expressions, and use them in your e-mail communication.