Sentence examples of "sen kontrol ediyordun" in Turkish

<>
Bunca zamandır Kont'u sen kontrol ediyordun. Ты все это время контролировала графа.
Beni mi kontrol ediyordun? Устроил слежку за мной?
Ben olmadığımda çocukları sen kontrol etmelisin. Ты должна была следить за детьми.
Sen, evini kontrol edip, radyasyon ve toksin testleri yap. Ты, проверь его дом и лабораторию на радиацию и токсины.
Duygular atlar gibidir: ya sen bunları kontrol edersin ya da onlar seni dörtnala getirir. Эмоции, как лошади: либо ты ими управляешь, либо они несут тебя галопом.
Taksici, Jeffrey'nin tren istasyonuna gittiğini söyledi. Sen Freddy'de neler olduğunu çözmeye çalışırken ben de bunu kontrol edeceğim. Сейчас таксист едет к вокзалу, я проверю, а вы пока выясните, что происходит в Фредди.
O aleti kontrol edecek, sen de kamerayı. Она управляет устройством, но вы контролируете камеру.
Gwyneth, seni kontrol etmiyor, sen onu kontrol ediyorsun. Гвинет, не он контролирует тебя, а ты его.
Öncelikle sekmeye karşı mermi yolunu falan kontrol etmez misin sen? Ты разве не проверяешь траекторию на рикошет или типа того?
Bir takıntım var, her yolculuğumda pasaportun benimle olup olmadığını beş dakikada bir kontrol ediyorum. У меня обсессивно - компульсивная привычка проверять паспорт каждые пять минут во время путешествий.
Sen halkına vasıf kazandır, onlar ne yapılması gerektiğini anlar. Если вы научите людей навыкам, то они поймут, что делать.
Demek beni bu yüzden takip ediyordun? Так ты поэтому за мной шел?
Konuşmacılar birbirlerini geleneksel ve dijital medya konusundaki işbirliğinin gelişimden ve "Batılı ana akım medyası" nın bilgi kaynaklarını kontrol etmeye yönelik girişimlerine karşı ortak bir şekilde mücadele edilmesinden dolayı tebrik ettiler. Выступавшие поздравили друг друга с улучшением сотрудничества между традиционными и цифровыми СМИ и их коллективных усилий по борьбе с попытками "западных СМИ" контролировать информационное пространство.
Ama sen harika kelimeyi buldun Scott. Но ты нашёл очень подходящее слово.
Ama ondan nefret ediyordun. Но вы её ненавидели.
İtfaiyeciler alevleri söndürdü. Bir saat içinde yangını kontrol altına almış olurlar. "Пожарные потушили огонь и проведут там контроль в течении часа.
Sen üzgün ve yalnızsın. Вы грустная и одинокая.
Beni takip mi ediyordun? Evet. Значит, ты следил за мной.
Şey, neden çantadaki izleri kontrol etmiyorsun. Поэтому вы должны проверить отпечатки на сумке.
Murphy meselesi ile sen ilgileniyormuşsun diye duyduk. Мы слышали, что ты интересуешься Мерфи.
Examples of word usage in different contexts are provided solely for linguistic purposes, i.e. to study word usage in a sentence in one language and how they can be translated into another. All samples are automatically collected from a variety of publicly available open sources using bilingual search technologies.
If you find a spelling, punctuation or any other error in the original or translation, use the "Report a problem" option or write to us.

In this section, you can see how words and expressions are used in different contexts using examples of translations made by professionals. The Contexts section will help you learn English, German, Spanish and other languages. Here you can find examples with phrasal verbs and idioms in texts that vary in style and theme. Examples can be sorted by translations and topics.

Learn foreign languages, see the translation of millions of words and expressions, and use them in your e-mail communication.